Beslenme' kategorisi için arşiv

16
Nisan

KOLESTEROLU GERÇEKTEN BİLİYORMUYUZ

KOLESTEROLU GERÇEKTEN BİLİYORMUYUZ

 

 

Sağlığınız ve Kolesterol

Sağlıklı ve uzun bir yaşam için, pek çok diğer etkenin yanı sıra nasıl yaşadığımız ve neler yiyip içtiğimiz de çok önemlidir. Yağlı ve şekerli besinleri çok fazla tüketmek, özellikle hareketsiz bir yaşantınız varsa kilo artışına ve şişmanlığa yol açabilir. Şişmanlık ise kalp hastalıkları ve şeker hastalığı gelişmesini kolaylaştırır. �Yağ� olarak adlandırılan maddeler arasında kolesterol büyük önem taşır. Kolesterol vücudumuzdaki bütün hücrelerde bulunan bir maddedir. Bazı önemli işlevler için vücudun bir miktar kolesterole ihtiyacı vardır. Karaciğerimiz vücudumuz için gerekli kolesterolü üretebilir, ancak kolesterol et, süt, yumurta gibi yediğimiz hayvansal gıdalarda da büyük miktarlarda bulunur.

Gerekli olan miktarlardaki kolesterolün üzerindeki yüksek kolesterol değerleri sağlığımız için zararlı olabilir. Kolesterol, zamanla dokulara besin maddeleri ve oksijen taşıyan damarlarda birikebilir ve diğer bazı maddelerle birlikte damarların iç yüzeyine yapışır. Bu, normalde esnek olan damarlarımızın esnekliğini azaltır ve damar boşluğunu daraltır. Damar sertliği ya da tıkanıklığı olarak nitelendirilen bu duruma �ateroskleroz� adı verilir. Kan damarlarının daralması ya da tıkanması sonucunda dokulara besin ve oksijen taşınması bozulur. Bu durum ise göğüs ağrıları, kalp krizi, inme ve felç gibi çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Kan basıncı sürekli olarak yüksek olduğunda damar duvarları, kanı kalbimiz, beynimiz, böbreklerimiz ve karaciğerimiz gibi hayati önem taşıyan organlara iletmek için daha da kalınlaşır ve sertleşir. Damarlardaki daralma ve tıkanma, içinde bulunduğumuz yaşama ve beslenme koşullarıyla, ayrıca yaşın ilerlemesiyle hız kazanır. Sigara da damar sertliğinin başlamasında ve ilerlemesinde çok önemli bir etkendir. Damarlarda meydana gelen daralmalar ve damar sertliği gelişimi dışarıdan takip edilemez. Damar sertliği gelişmesini kolaylaştıran etkenler olarak kandaki kolesterol miktarı ve kan basıncının yüksek olup olmadığı da, bu durum çoğu kez bir şikayete yol açmadığından, farkına varılmayabilir. Bunun için kan kolesterol düzeylerinin ve kan basıncının ölçülmesi ve kontrol altında tutulması çok önemlidir. Kan basıncının farklı zamanlarda ölçüldüğünde 149/90 mmHg�nın, ya da alışılmış ölçülerle 14/9�un üzerinde bulunması halinde �yüksek tansiyon� veya tıp dilindeki adıyla �hipertansiyon� var demektir.

Tehlikesiz sayılan kolesterol miktarı ise, çeşitli kolesterol türlerinin tümü olan toplam kolesterol miktarının 100 santimetreküp kanda en çok 200 mg olmasıdır. Toplam kolesterolün içinde birbirinden farklı yapıda ve etkileri farklı kolesterol türleri vardır. Bunlardan biri, damar sertliğini kolaylaştırdığı gibi �kötü kolesterol� olarak da bilinen �düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolü (LDL)�dür. Diğeri ise LDL�nin olumsuz etkisini azalttığı için �iyi kolesterol� olarak anılan �yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterolü (HDL)�dür. Bu yüzden HDL kolesterolünün yüksek olması kalp sağlığı açısından istenen bir durumdur. Yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve sigara kullanımı yanında yakın aile bireylerinde 50 - 55 yaşın altında iken görülen damar sertliğine bağlı kalp hastalığı da, kalp hastalığı riskini arttıran bir etkendir. Elli yaş öncesinde erkeklerin kadınlardan daha çok damar sertliğine uğradıkları da bilinir. Aile yüklülüğü ve cinsiyet etkenleri değiştirilemez. Fakat erkeklerin ve 50 yaşın üstündeki kadınlarda ve aile yüklülüğü olanlarda kolesterol yüksekliği ve hipertansiyonun tedavisi, sigaranın bırakılması daha büyük önem taşır.

Kalp Sağlığı Açısından

·  Kan kolesterol düzeyini istenen düzeye indirmek ve bu düzeylerde tutmak için kolesterol içeren yiyeceklerden kaçınmalıyız.

·  Beden hareketleri bakımından daha aktif bir yaşam sürmeli ve önerilen egzersizleri yapmalıyız; egzersizin çeşitli yararları yanında kilo kontrolü gibi, kan kolesterol düzeyin ve kan basıncını normal düzeylere indirmek bakımından yararlarını unutmamalıyız.

·  Sigara veya başka biçimlerde tütün kullanmaktan kesinlikle vazgeçmeliyiz.

·  Stres yaratan durumlardan uzak kalmak ve huzurlu bir yaşantı sürdürmek için çaba göstermeliyiz.

·  Tansiyon yüksekliği varsa gereği gibi tedavi görmeli ve tuzdan uzak durmalıyız.

Kolesterol Düzeylerini Kontrol Altında Tutmak İçin Nasıl Bir Beslenme?

Yemek ve besinlerle alınan yağ miktarını, özellikle doymuş yağ oranını kısıtlamak gerekir. Tereyağı, yağı çıkarılmamış süt ve yoğurt, krema, içyağı, doymuş yağ oranı azaltılmamış margarinler yüksek miktarda doymuş yağ içerirler. Hayvansal ürünlerin çoğunda yağ ve kolesterol fazladır. Zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü ve soya yağları gibi bitkisel yağlar ise yüksek miktarda doymamış yağ içerirler ve doymuş yağlara tercih edilmelidir.

Bitkisel besinlerde kolesterol bulunmaz. Lifli yiyecekler ve yeşil sebzeler bağırsaklardan kolesterol emilmesini azaltarak kan kolesterolünü düşürmeye yardım ederler. Gereken durumlarda kandaki kolesterol miktarını düşürmek için doktorunuz ilaç verebilir.

Tüketimi Azaltılması Gereken Besinler

·  Yağ (özellikle doymuş yağ) doymuş yağ, oda sıcaklığında katı halde bulunan yağlar ve kırmızı ette, piliç ve hindi etinin koyu renkli bölümleri ile derilerinde, böbrek, yürek gibi iç organlarda bulunan yağ türüdür.

·  Kalamar, karides, ıstakoz gibi deniz ürünleri (bu yiyecekler hem kolesterol hem de bir başka zararlı madde olan ürik asit içerirler)

·  Yağı çıkarılmamış süt, yoğurt ve peynir

·  Hamur işleri, şekerle hazırlanmış tatlılar, beyaz ekmek

·  Kızartmalar ve yağlı hazır yiyecekler

·  Şeker

·  Tuz

Tüketimi Arttırılması Gereken Besinler

·  Yeşil Sebzeler

·  Meyveler

·  Lifli besinler, tahıllar, kuru baklagiller ve kepekli ekmek

·  Balık, tavuk

·  Yağsız mandıra ürünleri

·  Doymamış (oda sıcaklığında sıvı halde bulunan) yağlar

16
Nisan

KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ

KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ

 

 

Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı araştırmalara göre ülkemizde 9 milyon kişinin kolesterol düzeyi sınır değerlerin üzerinde bulunuyor. Kalıtımsal olarak ülkemizde iyi kolesterol düzeyinin de düşük olması kalp hastalıkları açısından önemli bir risk yaratıyor.

Sağlık açısından kan kolesterol düzeyinin 200 mg/dl.’nin altında olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Ancak kolesterol içeriği fazla olan gıdalarla beslenilmesi, şişmanlık, hareketsizlik, stres, tiroid bezinin az çalışması, şeker, böbrek yetmezliği gibi hastalıklar, hormon, idrar söktürücü ve bazı tansiyon ilaçları kolesterol düzeyini artırıyor.

Fazla miktarda et, yağlı yemek ve hamur işlerinin tüketilmesinin kolesterol düzeyini artıracağına dikkat çekiliyor. Kurban Bayramı gibi et tüketiminin arttığı günlerde, özellikle diyet yapması gereken kronik sağlık sorunları olan kişiler için ciddi sağlık sorunları oluşabilmektedir. Bu dönemde, etin hem taze hem de yağ oranının fazla olması sorunu büyütüyor. Diğer taraftan bayram ziyaretlerinde etin yanında kandaki kolesterol oranını etkileyen hamur işi tatlılar, çikolatalar ikram ediliyor. Bunlara hareket azlığı da eklenince sağlık sorunlarının ortaya çıkma ihtimali artıyor. Özellikle kalp-damar hastalığı olanlarda, şeker ve böbrek hastalarında, ayrıca kolesterol tedavisi görenlerde vücudun dengesi bozuluyor. Şeker, tansiyon, kalp ilacı kullanan kişilerin bayramda ilaçlarını aksatmamalarını öneriyoruz.

Fazla miktarda kalorili ve yağlı yiyeceklerin tüketilmesinin neden olabileceği sağlık sorunlarının dikkate alınarak diyetin kontrol edilmesi gerekiyor. Günlük tüketilen et, hem yağsız olmalı hem de miktarı azaltılmalıdır. Etin yanından diğer hazmı zor ve tatlılardan kaçınılmalı. Tansiyon ve kalp problemi olanlar bir kereden bir şey olmaz dememeli, tuzsuz ve yağsız et tercih etmelidirler. Sebze ve meyve yemeye özen gösterilmeli. Bol su içilmeli. Bu sayede et ve hamur işi gıdaların tüketilmesi de azaltılmış olur. Ayrıca sağlık durumu iyi olanları da düzenli yürüyüş yapmayı ihmal etmemeliler.

Kolesterolün yüksek olmasının sakıncaları kan kolesterol düzeyindeki artış damar sertliğine neden olan başlıca faktörlerden biri. Damar sertliği de kalp hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlıyor. Kolesterolün 200mg/dl’nin üzerinde olduğu kişilerde diğer risk faktörlerinin de olması bu süreci hızlandırıyor. Kolesterol yüksekliğinin yanısıra sigara içimi, şişmanlık, diyabet, tiroid bezi yetersizliği varsa risk ciddi olarak artıyor. İyi kolesterol seviyesinin düşüklüğü; az spor ve az yürüyüş yapmak da tehlikeyi büyütüyor. Bu nedenle fazla kiloların verilmesini, düzenli egzersiz yapılmasını, kolesterol düzeyi yüksek yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyoruz.

16
Nisan

KANSER HASTALARI İÇİN BESLENME

KANSER HASTALARI İÇİN BESLENME

 

İyi beslenme kanser tedavisi gören insanlar için özellikle önemlidir; ve uygun beslenmek bu sırada özellikle güçtür. Kemoterapi ve radyasyon gibi tedaviler genellikle yeme alışkanlıklarını bozar. Mide bulantısı hissedebilirsiniz. İştahınız olmayabilir ya da ilaçların ağzınızın tadını değiştirdiğini fark edebilirsiniz. Yiyecekler tatlarını kaybedebilirler. Kendinizi o kadar yorgun ya da hasta hissedersiniz ki, en son yapmak istediğiniz şeyin yemek yemek olduğunu düşünebilirsiniz. Bazı kanser hastaları, tedavi altında değilken bile iştahlarını kaybederler.

Uygun yemek kanser tedavisinin başarısı için çok önemlidir. Tedavi sırasında iyi beslenen insanlar, vücut dayanıklılıklarını daha iyi korurlar ve böylelikle kemoterapinin ve radyasyon tedavisinin potansiyel yan etkilerine daha kolay dayanabilirler. Ayrıca bu insanlarda daha az enfeksiyon olur ve tedavi sırasında daha aktif olmaya devam ederler.

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir. Dört temel gıda grubunun (meyva ve sebzeler, et ve diğer proteinler, tahıl ürünleri ve süt ürünleri) her birine ihtiyacınız vardır. İdeal olarak, her gün dört ya da daha fazla porsiyon sebze ve meyva, dört ya da daha fazla porsiyon tahıl (ekmek, hububat, makarna ve pirinç), iki ile üç porsiyon protein (kümes hayvanı, balık, et ve tahılla karıştırılmış olarak fasulye, bezelye ya da kabuklu yemiş gibi bitkisel protein) ve iki ya da daha fazla porsiyon protein, kalsiyum ve vitamin açısından zengin süt ürünleri (bunların arasına süt, peynir, yoğurt ve dondurma girer) yiyin.

Protein açısından zengin yiyecekler yemeye özel dikkat gösterin. Bunlar, vücut dokularının onarımına ve oluşumuna yardım etmede özellikle yararlıdırlar. Genel olarak, vücudunuzun enerji için protein stoklarına başvurmasına, böylelikle kendini onarmaya daha az yeterli hale gelmesine neden olmayacak şekilde, yeterince yemek yemeniz gerekir.

Kendinizi hasta hissederken iyi yemek nasıl mümkün olabilir? En lezzetli gıdaları seçin, yemek zamanlarınızı, yiyebilecek gibi hissettiğiniz zamanlara göre ayarlayın.

Birçok kişi en sevdiği yemeğin tedavi süresince pek çekici gelmediğini fark eder. Dolayısıyla, çok sınırlı bir diyet uygulamaya başlar. Giderek daha az yemek iştah uyandırdığı için, diyet seçenekleri azalır. Buna izin vermeyin.

Yiyebilecekleriniz konusunda esnek olun. Bugün lezzetsiz gelen bir şey, yarın ya da bir sonraki hafta daha lezzetli gelebilir.

Çeşitli gıdalardan yiyebileceğiniz kadar yiyin. Yemeklerinizi kendiniz pişiriyorsanız, dondurabileceğiniz ve kendinizi hasta hissettiğinizde kolayca yeniden ısıtabileceğiniz yemekler yapın. (Bu, zaman kazanmanızı sağlar.) Yemek pişirmek özel çaba gerektiriyorsa, dondurulmuş akşam yemekleri ve hazır gıdalar yardımcı olabilir. Yemek pişirme işini kolaylaştırmak için, hazır çorbaları ve sosları taze gıdalarla karıştırın.

İçinizden gelmese bile, yemeklerin göze hoş görünmesini sağlayın. Çevrenizdeki eşyalar kendinizi ne kadar kötü hissettiğinizi unutmanıza yardımcı olabilir. Kucağınızda yediğiniz bir yemek, özellikle iştahınız yoksa, masada üzerinde çiçeklerle ve hoş bir porselen tabaktan yemek kadar iştah açıcı olmayabilir.

Tedavi sırasında üstesinden gelinmesi en zor sorun belki de hem iştah açıcı hem de besleyici gıdaların bulunmasıdır. Birçok kişi etin iştah açıcı gelmediğini belirtiyor. Bu sizin için bir sorunsa, kümes hayvanlarını, hafif tatlandırılmış balık ya da peynirleri deneyin. Süzme peynir ve keskin yoğurt gibi hafif tatlı süt ürünleri de iyi protein kaynaklarıdırlar. Dondurma bile bir miktar protein içerir. Çekilmiş fıstıktan yapılmış tuzlu ezme sandviçi ya da elma gibi meyvalar üzerine bu ezmeyi koyarak yemeyi deneyin. Fasulye, nohut ve börülce gibi baklagiller, özellikle pirinç, mısır gibi tahıllarla ya da ekmekle birleştiklerinde, iyi protein kaynaklarıdırlar.

Yediğiniz gıdalarda mümkün olduğu kadar çok kalori olmasına dikkat edin. Ekmeğinizi ısıtın ve üzerine tereyağ, margarin, reçel ya da bal sürün. Gıdalarınızın üzerine çekilmiş kabuklu yemişler serpin. Gıdaları yağsız kurutulmuş sütle zenginleştirin.

Birçok kişi özellikle çok da sağlıklı olmayan gıdalara karşı ilgi kaybından söz etmektedir. Kahve, çay ya da kırmızı etin yanı sıra, kızartılmış gıdalar, şekerlemeler, patates cipsi ve alkollü içkiler çekiciliğini kaybetmektedir. Gaz ya da şişkinliğe yol açma eğiliminde olanlar gibi (brokoli, karnabahar, mısır ve fasulyeler) bazı sebzeler de genellikle hoşa gitmemektedir.

Daha az sorun yaratır gibi görünen gıdalar taze meyvalar ve genellikle yenmesi ve sindirilmesi kolay olan birçok sebze ve diğer gıdalardır. Süt ürünleri, yumurta, kümes hayvanları, balık ve makarnayla yapılan hafifçe tatlandırılmış yemeklere genellikle tahammül edilmektedir.

Tek bir oturuşta yeterli miktarda yiyemiyorsanız, daha sık olarak küçük miktarlarda yiyin. Yemeğinizi yavaş yavaş çiğneyin. Sıvıları yemek dışında için. İçtiğiniz sıvıların, meyva suları ya da süt gibi besleyici değeri olmasına dikkat edin. Karbonatlı içecekler, midenizi rahatlatıyorsa, tek başına soda içmek yerine meyva suyunu sodayla karıştırın. Kendinizi aç hissettiğinizde kolayca yiyebilmek için atıştıracak bir şeyler bulundurun. Yağlı yiyeceklerden ve bol tereyağlı soslardan kaçının. Bunlar, diğer gıdalardan çok daha hızlı bir şekilde kendinizi doymuş hissetmenize yol açabilirler.

Hazırlanmakta olan yemeğin kokusu sizi rahatsız ediyorsa, bu kokulardan uzak durun. Yiyecekleri mikrodalga fırında ısıtın ya da az pişirilmesi gereken ya da düşük ısıda ısıtılabilen yiyecekleri seçin.

Birçok kişi tedavi sırasındaki boşaltım sorunlarından kabızlık ya da ishal söz etmektedir. Bunlar, barsağı tahriş ederek ishale yol açan ya da barsağın faaliyetini yavaşlatarak kabızlığa yol açan ilaçlar dahil olmak üzere, çeşitli faktörlere bağlı olabilir. Alınan radyasyon da ishale yol açabilir.Yenilen gıdaların çeşitliliğindeki azalma da kabızlığa ve gaz nedeniyle şişkinliğe yol açabilir. Bazı insanlarda tedavi sırasında süt ürünlerindeki laktozu parçalayamama sorunu ortaya çıkar, bu kişilerin tedavi tamamlanana kadar bu ürünleri yemekten kaçınmaları gerekir.

Kabızlık durumunda, lif açısından zengin gıdaların yenmesi sorunu önlemeye ya da sorunla mücadele etmeye yardımcı olabilir. Bu tür gıdalar arasında taze sebze ve meyvalar, kurutulmuş meyvalar, tüm tahıllar ve ekmek ve kabuklu yemişler sayılabilir. Bol bol sıvı içmek de yardımcı olabilir.

İshal önemli miktarda mineral ve sıvı kaybına yol açabilir. Bazen lif oranı yüksek bir diyet ishalin tedavisinde etkili olabilir, çünkü lif dışkıdaki sıvıyı özümseme ve katılaştırma eğilimindedir. Doktorunuz ishale karşı bir ilaç yazabilir, ishal geçene kadar süt ürünlerinden kaçınmanız iyi olabilir. Kramplarınız varsa, her türden karbonatlı içecekler, lahana, karnabahar, çok baharatlı gıdalar ve hatta bazı çiklet çeşitleri (sorbitol içerenler) gibi gaza yol açan gıdalardan kaçının. Ayrıca sıvıları yemek aralarında için.

16
Nisan

KANSER HASTALARI İÇİN BESLENME

KANSER HASTALARI İÇİN BESLENME

 

İyi beslenme kanser tedavisi gören insanlar için özellikle önemlidir; ve uygun beslenmek bu sırada özellikle güçtür. Kemoterapi ve radyasyon gibi tedaviler genellikle yeme alışkanlıklarını bozar. Mide bulantısı hissedebilirsiniz. İştahınız olmayabilir ya da ilaçların ağzınızın tadını değiştirdiğini fark edebilirsiniz. Yiyecekler tatlarını kaybedebilirler. Kendinizi o kadar yorgun ya da hasta hissedersiniz ki, en son yapmak istediğiniz şeyin yemek yemek olduğunu düşünebilirsiniz. Bazı kanser hastaları, tedavi altında değilken bile iştahlarını kaybederler.

Uygun yemek kanser tedavisinin başarısı için çok önemlidir. Tedavi sırasında iyi beslenen insanlar, vücut dayanıklılıklarını daha iyi korurlar ve böylelikle kemoterapinin ve radyasyon tedavisinin potansiyel yan etkilerine daha kolay dayanabilirler. Ayrıca bu insanlarda daha az enfeksiyon olur ve tedavi sırasında daha aktif olmaya devam ederler.

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir. Dört temel gıda grubunun (meyva ve sebzeler, et ve diğer proteinler, tahıl ürünleri ve süt ürünleri) her birine ihtiyacınız vardır. İdeal olarak, her gün dört ya da daha fazla porsiyon sebze ve meyva, dört ya da daha fazla porsiyon tahıl (ekmek, hububat, makarna ve pirinç), iki ile üç porsiyon protein (kümes hayvanı, balık, et ve tahılla karıştırılmış olarak fasulye, bezelye ya da kabuklu yemiş gibi bitkisel protein) ve iki ya da daha fazla porsiyon protein, kalsiyum ve vitamin açısından zengin süt ürünleri (bunların arasına süt, peynir, yoğurt ve dondurma girer) yiyin.

Protein açısından zengin yiyecekler yemeye özel dikkat gösterin. Bunlar, vücut dokularının onarımına ve oluşumuna yardım etmede özellikle yararlıdırlar. Genel olarak, vücudunuzun enerji için protein stoklarına başvurmasına, böylelikle kendini onarmaya daha az yeterli hale gelmesine neden olmayacak şekilde, yeterince yemek yemeniz gerekir.

Kendinizi hasta hissederken iyi yemek nasıl mümkün olabilir? En lezzetli gıdaları seçin, yemek zamanlarınızı, yiyebilecek gibi hissettiğiniz zamanlara göre ayarlayın.

Birçok kişi en sevdiği yemeğin tedavi süresince pek çekici gelmediğini fark eder. Dolayısıyla, çok sınırlı bir diyet uygulamaya başlar. Giderek daha az yemek iştah uyandırdığı için, diyet seçenekleri azalır. Buna izin vermeyin.

Yiyebilecekleriniz konusunda esnek olun. Bugün lezzetsiz gelen bir şey, yarın ya da bir sonraki hafta daha lezzetli gelebilir.

Çeşitli gıdalardan yiyebileceğiniz kadar yiyin. Yemeklerinizi kendiniz pişiriyorsanız, dondurabileceğiniz ve kendinizi hasta hissettiğinizde kolayca yeniden ısıtabileceğiniz yemekler yapın. (Bu, zaman kazanmanızı sağlar.) Yemek pişirmek özel çaba gerektiriyorsa, dondurulmuş akşam yemekleri ve hazır gıdalar yardımcı olabilir. Yemek pişirme işini kolaylaştırmak için, hazır çorbaları ve sosları taze gıdalarla karıştırın.

İçinizden gelmese bile, yemeklerin göze hoş görünmesini sağlayın. Çevrenizdeki eşyalar kendinizi ne kadar kötü hissettiğinizi unutmanıza yardımcı olabilir. Kucağınızda yediğiniz bir yemek, özellikle iştahınız yoksa, masada üzerinde çiçeklerle ve hoş bir porselen tabaktan yemek kadar iştah açıcı olmayabilir.

Tedavi sırasında üstesinden gelinmesi en zor sorun belki de hem iştah açıcı hem de besleyici gıdaların bulunmasıdır. Birçok kişi etin iştah açıcı gelmediğini belirtiyor. Bu sizin için bir sorunsa, kümes hayvanlarını, hafif tatlandırılmış balık ya da peynirleri deneyin. Süzme peynir ve keskin yoğurt gibi hafif tatlı süt ürünleri de iyi protein kaynaklarıdırlar. Dondurma bile bir miktar protein içerir. Çekilmiş fıstıktan yapılmış tuzlu ezme sandviçi ya da elma gibi meyvalar üzerine bu ezmeyi koyarak yemeyi deneyin. Fasulye, nohut ve börülce gibi baklagiller, özellikle pirinç, mısır gibi tahıllarla ya da ekmekle birleştiklerinde, iyi protein kaynaklarıdırlar.

Yediğiniz gıdalarda mümkün olduğu kadar çok kalori olmasına dikkat edin. Ekmeğinizi ısıtın ve üzerine tereyağ, margarin, reçel ya da bal sürün. Gıdalarınızın üzerine çekilmiş kabuklu yemişler serpin. Gıdaları yağsız kurutulmuş sütle zenginleştirin.

Birçok kişi özellikle çok da sağlıklı olmayan gıdalara karşı ilgi kaybından söz etmektedir. Kahve, çay ya da kırmızı etin yanı sıra, kızartılmış gıdalar, şekerlemeler, patates cipsi ve alkollü içkiler çekiciliğini kaybetmektedir. Gaz ya da şişkinliğe yol açma eğiliminde olanlar gibi (brokoli, karnabahar, mısır ve fasulyeler) bazı sebzeler de genellikle hoşa gitmemektedir.

Daha az sorun yaratır gibi görünen gıdalar taze meyvalar ve genellikle yenmesi ve sindirilmesi kolay olan birçok sebze ve diğer gıdalardır. Süt ürünleri, yumurta, kümes hayvanları, balık ve makarnayla yapılan hafifçe tatlandırılmış yemeklere genellikle tahammül edilmektedir.

Tek bir oturuşta yeterli miktarda yiyemiyorsanız, daha sık olarak küçük miktarlarda yiyin. Yemeğinizi yavaş yavaş çiğneyin. Sıvıları yemek dışında için. İçtiğiniz sıvıların, meyva suları ya da süt gibi besleyici değeri olmasına dikkat edin. Karbonatlı içecekler, midenizi rahatlatıyorsa, tek başına soda içmek yerine meyva suyunu sodayla karıştırın. Kendinizi aç hissettiğinizde kolayca yiyebilmek için atıştıracak bir şeyler bulundurun. Yağlı yiyeceklerden ve bol tereyağlı soslardan kaçının. Bunlar, diğer gıdalardan çok daha hızlı bir şekilde kendinizi doymuş hissetmenize yol açabilirler.

Hazırlanmakta olan yemeğin kokusu sizi rahatsız ediyorsa, bu kokulardan uzak durun. Yiyecekleri mikrodalga fırında ısıtın ya da az pişirilmesi gereken ya da düşük ısıda ısıtılabilen yiyecekleri seçin.

Birçok kişi tedavi sırasındaki boşaltım sorunlarından kabızlık ya da ishal söz etmektedir. Bunlar, barsağı tahriş ederek ishale yol açan ya da barsağın faaliyetini yavaşlatarak kabızlığa yol açan ilaçlar dahil olmak üzere, çeşitli faktörlere bağlı olabilir. Alınan radyasyon da ishale yol açabilir.Yenilen gıdaların çeşitliliğindeki azalma da kabızlığa ve gaz nedeniyle şişkinliğe yol açabilir. Bazı insanlarda tedavi sırasında süt ürünlerindeki laktozu parçalayamama sorunu ortaya çıkar, bu kişilerin tedavi tamamlanana kadar bu ürünleri yemekten kaçınmaları gerekir.

Kabızlık durumunda, lif açısından zengin gıdaların yenmesi sorunu önlemeye ya da sorunla mücadele etmeye yardımcı olabilir. Bu tür gıdalar arasında taze sebze ve meyvalar, kurutulmuş meyvalar, tüm tahıllar ve ekmek ve kabuklu yemişler sayılabilir. Bol bol sıvı içmek de yardımcı olabilir.

İshal önemli miktarda mineral ve sıvı kaybına yol açabilir. Bazen lif oranı yüksek bir diyet ishalin tedavisinde etkili olabilir, çünkü lif dışkıdaki sıvıyı özümseme ve katılaştırma eğilimindedir. Doktorunuz ishale karşı bir ilaç yazabilir, ishal geçene kadar süt ürünlerinden kaçınmanız iyi olabilir. Kramplarınız varsa, her türden karbonatlı içecekler, lahana, karnabahar, çok baharatlı gıdalar ve hatta bazı çiklet çeşitleri (sorbitol içerenler) gibi gaza yol açan gıdalardan kaçının. Ayrıca sıvıları yemek aralarında için.

16
Nisan

KALBİNİZİN DOSTLARI

KALBİNİZİN DOSTLARI

 

Bazı gıdaların damarları temizleyerek kandaki kolesterol oranını azalttığı ve kan basıncını düşürdüğü uzmanların ortak görüşü. Birbirinden yararlı özellikleriyle kalbinizle dost gıdalar aslında Türk mutfağının vazgeçilmez enstürmanları�

Bu gıdaların dengeli tüketimi kalp sağlığı için yeterli değil. Sağlıklı bir kalp için en önemli şartın düzenli
egzersizi ve spor yapmak olduğunu unutmayalım. Tğm bunlarla beraber özellikle çocuklarınıza küçük yaşta edindirilebilecek beslenme alışkanlığı da ilerleyen yaşlar için son derece hayati bir önem taşıyor. Işte Türk vazgeçilmezleri aynı zamanda kalbinizle dost gıdalar.

Fındık
Fındık yağ içerir, ama bu yağ kolesterol oranını düşüren mono doymamış yağdır. Ayrıca fındıkta damarları koruyan E vitamini bol miktarda bulunur çinko, lif ve magnezyum da bulunur. Bir avuç fındığa kuru üzüm katıp gün boyunca atıştırın. Sağlığınızı korumuş olacaksınız.

Zeytinyağı
Doymuş yağlar yerine, zeytinyağı kullanırsanız, kanınızdaki kolesterol miktarı azalır ve kan basıncınız düzene girer. İspanya�da yapılan deneyler, son derece yararlı olduğunu kanıtladı.

Pirinç
Pirincin kolesterol ile savaştığı biliniyor. Ayrıca pirinç bol miktarda E vitamini ve B vitamini içerir.

Domates
Domatesin kırmızı renk almasını sağlayan likopen isimli bileşim, damarlarda kolesterolün birikmesini nler. Özellikle domates salçasının kolesterole karşı iyi bir silah olduğunu belirtelim.

Elma
Günde bir elma yerseniz, kalp hastalıklarında korkmanıza gerek kalmaz. Elmada bulunan ve pectin adı verilen lif kendini kolesterole bağlar. Böylece kolesterolün damarlardan geçmesini önler. Elma düzenli olarak yenirse, kalp hastalığına yakalanma tehlikesi azalır. Bu meyvenin içerdiği vitaminlerde cabası.

Soğan
Soğan ve sarımsak kalbinizin sağlığı için canla başla savaşan yiyeceklerdir. Soğanın içerdiği maddeler, kolesterolün oksitlenip damarların duvarlarına zarar vermesini engelliyor.

Tane Fasulye
Kuru, tane fasulye türlerinin harika besinler oldukları kesin. Hergün 1-1/2 fincan kuru fasulye yerseniz, kısa sürede kanınızdaki kolesterol miktarı azalır. Ayrıca kuru fasulye kolesterol gibi damarları tıkayan başka maddelerin birikmelerini önler.

Ispanak
Ispanak demir içermesede kalp hastalıklarına ve yüksek tansiyona karşı birebirdir. Kolekterolün damarlara yerleşmesini önler. Ayrıca ıspanak, magnezyum ve potasyum gibi mineralleri içerir, kan basıncını düşürür.

Sarmısak
Sarmısak, kandaki kolesterol oranını düşürür. Kan pıhtılarının damarları tıkamasını engeller Araştırmacılara göre her gün bir diş sarmısak kalbi korumak için yeterli.

Greyfurt
Narenciye türündeki bu yararlı meyve 80 kalori içerir. Aynı zamanda bir C vitamini deposudur. Ayrıca içi pembe olan greyfurta renk veren madde damarları kolesterolün tahribatından koruyan bir antioksidandır.

Yulaf
Yulaf ve yulaf gevreği, kolesterolün bir numaralı düşmanlarıdır. Yulaftaki lif kendini kolesterole bağlar ve kolesterolü vücut sisteminden dışarı çıkarır. Günde 1-1/2 fincan yulaf yerseniz kanınızdaki kolesterol miktarı %20 oranında azalır.

Çay
Eskiden kalp hastalarının çay içmeleri yasaklanırdı. Günümüzde ise çayın kalp için son derece yararlı olduğu iddia ediliyor. Çayın içerdiği bir madde damarların çeperlerindeki kolesterolün birikmesini önler, ayrıca kan pıhtılarının damarları tıkama olasılığı azalır.

Sonraki sayfa »

eXTReMe Tracker